'Canavar: Lizzie Borden'ın Hikâyesi': Antolojinin En İyi Fikri, En Riskli Sezonunda

'Canavar: Lizzie Borden'ın Hikâyesi': Antolojinin En İyi Fikri, En Riskli Sezonunda

Ryan Murphy antolojisinin dördüncü sezonu 1892 Fall River baltalı cinayetlerini alıyor. 8 bölüm 17 Eylül'de Netflix'te yayımlandı — ve bu kez anlatıcı, kurbanlar kadar suçlu.

Netflix'in Canavar antolojisi dördüncü sezonunda bir şeyi değiştirdi: artık bir katilin psikolojisini çözmeye çalışmıyor, bir mahkeme kararını tartışıyor. Monster: The Lizzie Borden Story 17 Eylül 2026'da sekiz bölümüyle birden yayımlandı ve antolojinin bugüne kadarki en zor malzemesini seçti — çünkü bu kez elimizde itiraf yok, mahkûmiyet yok, hatta kesin bir fail bile yok.

Olay 1892'de Massachusetts'in Fall River kasabasında geçiyor. Andrew Borden ve ikinci eşi Abby Borden, kendi evlerinde baltayla öldürülüyor. Şüpheli, Andrew'un otuz iki yaşındaki kızı Lizzie. Dava Amerika'yı aylarca meşgul ediyor ve jüri beraat kararı veriyor. Cinayet resmen çözülmemiş durumda — ama kültürel hafızada Lizzie çoktan hükmünü giymiş, bir tekerlemeyle çocuk oyunlarına kadar girmiş bir figür.

Antolojinin bu seçimi mantıklı, çünkü Canavar baştan beri aynı soruyu soruyor: canavarı kim yapıyor, suç mu yoksa anlatı mı? Jeffrey Dahmer sezonu (2022) bu soruyu bir seri katilin ürkütücü sıradanlığı üzerinden, Menendez kardeşler sezonu (2024) bir istismar iddiasının mahkemede nasıl eridiği üzerinden sordu; Ed Gein sezonu (2025) ise sinemanın bir vakayı nasıl efsaneye çevirdiğini anlattı. Lizzie Borden bu dizinin tam ortasına oturuyor: hakkında bildiğimiz hemen her şey, birilerinin anlattığı bir versiyon.

Canavar: Lizzie Borden'ın Hikâyesi tanıtım görseli

Sezonun yaratıcısı yine Ian Brennan. Kadro, antolojinin alışkanlığına uygun biçimde kalabalık ve tanıdık: Lizzie'yi Ella Beatty oynuyor; babası Andrew rolünde Charlie Hunnam, üvey anne Abby rolünde Rebecca Hall var. Lizzie'nin ablası Emma'yı Billie Lourd, evin hizmetçisi Bridget Sullivan'ı ise Vicky Krieps canlandırıyor. Künyede bir sürpriz daha var: Sarah Paulson, Aileen Wuornos rolüyle sezona dahil oluyor — antolojinin kendi evreni içinde kurduğu bir bağ.

Krieps'in rolü burada kritik. Dizi, Lizzie ile hizmetçi Bridget arasında bir yakınlık olduğu yorumuna yaslanıyor ve cinayetin saikini oraya bağlıyor. Bu, tarihsel kayıtla değil bir okumayla kurulan bir tercih — ve sezonun en çok tartışılacak yanı muhtemelen bu olacak. Viktorya dönemi baskısını, bir kadının kendi evinde ne kadar sıkışabileceğini anlatmak için güçlü bir dramatik kaldıraç; ama gerçek bir davadan konuşurken böyle bir yorumun ne kadar ileri gidebileceği ayrı bir mesele.

Dizinin tonu da buna uygun: kara mizahlı ve belirgin biçimde feminist bir çerçeve. Bu, antolojinin önceki sezonlarından ayrıldığı yer. Dahmer'de ton klinik bir soğukluktaydı, burada ironi var. 1892'nin salon adabıyla balta arasındaki mesafe zaten grotesk; dizi bunu saklamak yerine üzerine gidiyor.

İddiam şu: Canavar'ın en iyi fikri bu sezonda, ama en büyük riski de burada. Antoloji şimdiye kadar hep kesinleşmiş vakalarla çalıştı — fail belliydi, tartışma failin neden öyle olduğuydu. Lizzie Borden'da fail belli değil. Dizi bir cevap verdiği anda, çözülmemiş bir davayı kurguyla kapatmış oluyor. Bunu bilerek yapıyorsa cesur; farkında değilse, tam da eleştirdiği şeyi yapıyor demektir.

Sekiz bölümün aynı anda yayımlanması da bu yüzden anlamlı. Antolojinin önceki sezonları gibi bu da tek oturuşta tüketilmek üzere kurulmuş; mahkeme salonunun gerilimini haftalara yayarak değil, üstüne üstüne giderek anlatıyor. Netflix'in Türkçe adıyla Canavar: Lizzie Borden'ın Hikâyesi, izleyiciden sabır değil dayanıklılık istiyor.

Bir not daha: antoloji bu sezonla birlikte bir dönem meselesine de giriyor. Önceki üç sezon yirminci yüzyılın ikinci yarısında, fotoğrafın ve televizyonun olduğu bir dünyada geçiyordu — izleyici o yüzleri gerçekten görmüştü. Lizzie Borden'da elimizde birkaç kartpostal portre ve mahkeme çizimleri var. Dizi, boşluğu doldurma özgürlüğüne sahip; bu hem görsel olarak zengin bir alan açıyor hem de "gerçek suç" etiketinin altını boşaltma riski taşıyor.

Oyunculuk tarafında asıl yük Ella Beatty'de. Lizzie'yi hem kurban hem fail okunabilecek bir yerde tutmak gerekiyor; seyirci karakterin ne olduğuna karar veremediği sürece dizi işliyor, karar verdiği an bir tarafa düşüyor. Vicky Krieps'in Bridget'i ise bu dengeyi sağlayan ikinci kuvvet — evin içindeki tek dış göz, hem tanık hem şüpheli.

Kısacası Canavar, en tanıdık Amerikan cinayet hikâyelerinden birini en belirsiz haliyle alıyor. Dizinin başarısı, Lizzie'nin suçlu olup olmadığına verdiği cevapta değil, o soruyu açık tutabilme becerisinde olacak. Sekiz bölüm, 17 Eylül'den beri Netflix'te.

Film bölümünden devamı

  1. Hitchcock Sinemasında Gerilimin Anatomisi: 'Psycho' ve Sahne Arkasındaki Deha
  2. Yardımcı Rollerde Zirveye Çıkan Performanslar: En Kötüden En İyiye
  3. “Cross”, Amazon’un Suç Draması Klasiklerine Yeniden Şans Verdiği Dizi
  4. "Hidden Figures" ve "Dude With a Problem" Anlatısının Gücü
  5. X-Men ’97: Nostalji Kalkanı mı, Yeniden Yenilik mi?
  6. Snoop Dogg'un Favori Filmi: 'The Mack' ve Willie Hutch'ın Unutulan Müziği
  7. Amerikan Gençliğinin Aynası: Spor Filmleri ve Kültürel Rehberlik
  8. Marlee Matlin, İşaret Diliyle Oyunculuk Yapmanın Zorluklarını Anlattı

Sitenin en yenileri

  1. Ali Doğan Gönültaş: Anadolu'nun Derin Sesiyle İstanbul Sahnesinde
  2. Köln’de Yeni “Rheinlow Walk” Turist Rotası Açıldı
  3. Eleştirmenlerin Gözünden Kaçan 8 Unutulmaz Albüm
  4. Keren Ann: Joni Mitchell'dan Tom Waits'e Uzanan Eklektik Bir Yolculuk
  5. Sigrid, yeni albüm için "biraz kaybolmak" istediğini belirtti
  6. Anna Schmidt & Kevin Czarnik – 'Absence' albüm incelemesi
  7. Lianne La Havas: Cazın ve Soul'un Modern Zaman İkonu
  8. David Lynch, Yeni 'Dune' Uyarlamasını Neden İzlemeyeceğini Açıkladı