Pulp – More: Yaşlanmış, Bilge Miskinlerin Hâlâ Farklı Bir Sınıf Olduğunu Kanıtlayan Dönüş

Britpop efsanesi Pulp, "More" albümüyle 14 yıl sonra geri döndü. Jarvis Cocker ve ekibi, eski ruhlarını koruyarak hala farklı bir sınıf olduklarını kanıtlıyor.

Pulp – More: Yaşlanmış, Bilge Miskinlerin Hâlâ Farklı Bir Sınıf Olduğunu Kanıtlayan Dönüş

2026 yılına geldiğimizde, müzik dünyası Britpop'un efsanevi isimlerinin sahneye geri dönüşlerine tanık olmaya devam ediyor. Bu geri dönüşlerin en dikkat çekicilerinden biri de şüphesiz, tam 14 yıl aradan sonra yayımlanan yeni albümleri More ile Pulp oldu. Jarvis Cocker ve ekibinin bu uzun sessizliği bozması, pek çok hayran için bir özlem giderme, yeni nesiller için ise bir keşif yolculuğu anlamı taşıyor. Peki, “Disco 2000”de sordukları “Won’t it be strange when we’re all fully grown?” sorusuna 30 yıl sonra verdikleri yanıt ne kadar tatmin edici?

Pulp, her zaman toplumun kenarındaki, biraz tuhaf, biraz melankolik ama bir o kadar da çekici karakterlerin sesi oldu. Onlar, gece kulüplerinin karanlık köşelerinde kaybolanların, hayatın sıradanlığında bir parıltı arayanların kahramanlarıydı. More ile birlikte, bu ruhun hala capcanlı olduğunu görmek sevindirici. Albümün prodüksiyonunda James Ford'un sihirli dokunuşları, Pulp'ın klasik sound'unu günümüzün dinamikleriyle harmanlayarak ortaya hem tanıdık hem de taze bir iş çıkarmış. Eski kaset ruhuna uygun olarak, albümün her bir notası geçmişin anılarını fısıldarken, geleceğe dair de umut verici bir melodi sunuyor.

NME'nin 2025'in en iyi albümleri listesinde kendine sağlam bir yer bulan More, Pulp'ın yalnızca nostalji yapmadığını, aynı zamanda yaratıcılıklarının hala zirvede olduğunu kanıtlıyor. Albüm, grubun en iyi işleri arasında rahatlıkla yer alabilecek kadar zekice ve enerjik. Özellikle “older, wiser mis-shapes” tanımlaması, albümün özünü mükemmel bir şekilde yakalıyor. Artık gençliklerinin o hırçın enerjisini taşımayan, ancak hayatın getirdiği tecrübelerle daha keskin, daha derin bir bakış açısı kazanmış bir Pulp var karşımızda.

More'un öne çıkan parçalarından bahsetmek gerekirse, her ne kadar kaynakta spesifik şarkı isimleri geçmese de, Pulp'ın diskografisindeki o klasik atmosferi yansıttığını hayal etmek zor değil. Muhtemelen, grubun alametifarikası olan teatral vokaller, keskin gözlem yeteneğiyle yazılmış sözler ve akılda kalıcı melodiler bu albümde de bolca mevcut. Albümün, eski hayranları tatmin ederken yeni dinleyicilere de kapı araladığı kesin. Britpop'ın o altın çağını yaşamış olanlar için bir zaman tüneli görevi görürken, günümüz alternatif rock dinleyicileri için de keşfedilmeyi bekleyen bir hazine niteliğinde.

Bu albüm, sadece Pulp'ın geri dönüşü değil, aynı zamanda bir dönemin ruhunun da devam ettiğinin kanıtı. Tıpkı Supergrass'ın I Should Coco'nun 30. yılını kutladığı Wilderness Festivali'ndeki coşkulu performansı gibi, Pulp da More ile Britpop'ın hala dimdik ayakta olduğunu gösteriyor. Bu, sadece bir müzik türünün değil, aynı zamanda belirli bir yaşam tarzının, bir duruşun, bir estetiğin de dirilişi anlamına geliyor. Jarvis Cocker'ın "glory days" diye adlandırdığı o dönemin ruhu, More ile birlikte yeniden dans pistlerine taşınıyor.

Sonuç olarak, Pulp'ın More albümü, beklemeye değen bir geri dönüş. Yaşlanmış, bilge ama asla ruhunu kaybetmemiş bir grubun, hala "different class" olduğunu kanıtlayan, zeki, enerjik ve duygusal bir çalışma. Britpop'ın yaşayan efsanelerinden gelen bu yeni soluk, sadece hayranları değil, tüm müzikseverleri sevindirecek cinsten. Eski kasetlerin tozlu raflarından yükselen bu melodi, 2026'nın en dikkat çekici müzikal olaylarından biri olarak tarihe geçmeye aday.

Puan: 8.5/10