Andy Bell – Ten Crowns: On Beş Yıl Sonra Dans Pistine Dönüş

Andy Bell – Ten Crowns: On Beş Yıl Sonra Dans Pistine Dönüş

Erasure'ın sesi Andy Bell, 2010'dan beri ilk solo albümünü Dave Audé ile yaptı. Ten Crowns, Debbie Harry düetiyle gelen bir Eurodisco ve gospel derlemesi.

Andy Bell'in adı otuz yılı aşkın süredir Erasure ile anılıyor: Vince Clarke'ın synth hatlarının üzerine yerleşen o yüksek, dramatik ses. Solo tarafta ise uzun bir sessizlik vardı. Ten Crowns, 2 Mayıs 2025'te Crown Recordings'ten çıktığında Bell'in üçüncü solo albümü oldu ve ikincisi Non-Stop'ın üzerinden on beş yıl geçmişti. On parça, otuz altı dakika; CD, plak, kaset ve dijital.

Bu dönüşün mimarı, Los Angeles merkezli yapımcı Dave Audé. Grammy kazanmış, remiks dünyasından gelen bir isim ve albümün yönünü baştan belirliyor: burada synth-pop nostaljisi değil, doğrudan dans müziği var. Eurodisco ile gospel arasında gidip gelen, kilise korosu dokularını dört-dörtlük vuruşun üzerine bindiren bir kayıt. Bell'in sesi de buna göre konumlanmış — geri çekilen değil, öne çıkan bir vokal.

Albümün merkezinde Heart's A Liar duruyor ve sebebi belli: Bell burada Debbie Harry ile düet yapıyor. Orta tempolu, bir eski sevgiliye yazılmış, tatlıdan çok acı bir veda şarkısı. İki sesin birlikteliği, düzenleme ve prodüksiyonuyla Erasure'ın 1997 tarihli Cowboy albümünün havasını çağırıyor — yani Bell'in kendi geçmişine göz kırpan ama ona sığınmayan bir parça.

Konuk listesi burada bitmiyor. Lies So Deep'te blues ve soul tarafından gelen Sarah Potenza var; albümün gospel damarının en açık duyulduğu yerlerden biri. Geri kalan parçalar — Breaking Thru The Interstellar, For Today, Dance For Mercy, Don't Cha Know, Dawn Of Heaven's Gate, Godspell, Put Your Empathy On Ice ve kapanıştaki Thank You — Bell'in tek başına taşıdığı bölümler.

Bu aranın ne kadar uzun olduğunu anlamak için Bell'in solo çizgisine bakmak yeterli. İlk albümü Electric Blue 2005'te, ikincisi Non-Stop 2010'da çıkmıştı. Ten Crowns ise üçüncüsü — yani Bell yirmi yıllık solo kariyerinde ancak üç albüm yayımlamış, sonuncusunu da bir buçuk on yıl bekletmiş. Ana işinin Erasure olduğu düşünülünce bu şaşırtıcı değil; şaşırtıcı olan, geri döndüğünde tanıdık formüle sığınmamış olması.

Erasure'ın kendisi 1985'te, Bell'in bir gazete ilanına verdiği yanıtla kuruldu: Vince Clarke şarkıcı arıyordu, seçmeyi Bell kazandı. İkili sonraki yıllarda geniş bir kitleye ulaştı ve Brit Ödülleri'nde en iyi grup seçildi. Bell aradan geçen kırk yılda yalnız bir vokalist değil, aynı zamanda eşcinsel kültürün simge isimlerinden biri hâline geldi — Ten Crowns'un gospel korolarında duyulan o yücelten ton bu geçmişten bağımsız okunamaz.

Albüm piyasaya uzun bir tanıtım yürüyüşüyle geldi. Breaking Thru The Interstellar 3 Şubat'ta, ilk single Don't Cha Know 18 Şubat'ta, Dance For Mercy 19 Mart'ta, Heart's A Liar ise albümden yalnız on gün önce, 22 Nisan'da yayımlandı. Dört single, çıkış gününe kadar yayılan bir hazırlık demek.

Eleştirmen tarafında tablo ılımlı olumlu. Metacritic albümü dört değerlendirme üzerinden 100 üzerinden 71 puanla listeliyor. AllMusic 5 üzerinden 3,5 verip kaydın duygusal boşalmayı samimiyetten ödün vermeden sağladığını belirtiyor; musicOMH ve Record Collector 3 puanda kalıyor, musicOMH özellikle Bell ile Audé'nin iyi bir ortaklık kurduğu kanısında. En cömert not 4,5 ile Spill'den geldi. The Quietus ise albümü, Bell'in bilinen paletini zorlamadan genişlettiği bir iş olarak değerlendirdi.

Hikâyenin bir de uzantısı var. 12 Aralık 2025'te, dört bin kopyayla sınırlı The Crown Jewels kutu seti çıktı: dört CD, genişletilmiş albüm, Audé imzalı uzun versiyonlar, canlı kayıtlar ve remiksler. Remiks diskindeki isimlerden biri Vince Clarke — yani Erasure'daki ortağı, Bell'in solo işine bu kez düzenleyici olarak giriyor. Genişletilmiş sürüme eklenen dört parça arasında Sophie Ellis-Bextor'lu The Calming ve Tim Rice-Oxley'li The Chance Won't Come Again da bulunuyor.

Sonuçta Ten Crowns, geç kalmış bir dönüşün nasıl yapılacağına dair makul bir cevap. Bell geçmişini taklit etmiyor, ama ondan da kaçmıyor; Audé'nin dans zemini ona uzun zamandır bulunmayan bir alan açıyor. On beş yıllık aranın ardından elde kalan, kendini kanıtlama telaşında olmayan bir albüm.

Müzik bölümünden devamı

  1. 1980'de Van Halen ve Rush: Bir Bira Şişesinin Başlattığı Rock Efsanesi
  2. Eleştirmenlerin Gözünden Kaçan 8 Unutulmaz Albüm
  3. Sigrid, yeni albüm için "biraz kaybolmak" istediğini belirtti
  4. Anna Schmidt & Kevin Czarnik – 'Absence' albüm incelemesi
  5. 1966'da Manchester: Cream'in İlk Adımları ve Rock'ın Yeni Sesi
  6. Harry Styles – 'Kiss All The Time. Disco, Occasionally' albüm incelemesi
  7. Yapay Zeka Müziği: Kolay Üretim Mi, Yaratıcılığın Sonu Mu?
  8. Friko – 'Something Worth Waiting For' albüm incelemesi

Sitenin en yenileri

  1. 1980'de Van Halen ve Rush: Bir Bira Şişesinin Başlattığı Rock Efsanesi
  2. Ali Doğan Gönültaş: Anadolu'nun Derin Sesiyle İstanbul Sahnesinde
  3. Köln’de Yeni “Rheinlow Walk” Turist Rotası Açıldı
  4. Eleştirmenlerin Gözünden Kaçan 8 Unutulmaz Albüm
  5. Keren Ann: Joni Mitchell'dan Tom Waits'e Uzanan Eklektik Bir Yolculuk
  6. Sigrid, yeni albüm için "biraz kaybolmak" istediğini belirtti
  7. Anna Schmidt & Kevin Czarnik – 'Absence' albüm incelemesi
  8. Lianne La Havas: Cazın ve Soul'un Modern Zaman İkonu