Hafta Hafta Müzik Dünyası: Indie'den Hip-Hop'a, Dinlemeniz Gereken Albümler
Hafta Hafta Müzik Dünyası: Indie'den Hip-Hop'a, Dinlemeniz Gereken Albümler Evet, yine hafta sonuna vardık. Ve bu hafta müzik sahnesi çok da fena...
Hafta Hafta Müzik Dünyası: Indie'den Hip-Hop'a, Dinlemeniz Gereken Albümler
Evet, yine hafta sonuna vardık. Ve bu hafta müzik sahnesi çok da fena değil, diyebiliriz. Pitchfork'un "dinlemeniz gereken albümler" listesine bakarak, dünya müzikinde neler döndüğünü gözden geçirelim. Eğer siz de biz de müzik keşfi konusunda biraz tembel davranmışsak, bu yazı tam zamanında gelmiş demektir.
Geçtiğimiz haftalarda indie rock sahnesinde hareketlilik görülüyor. Özellikle country-tinted indie rock yapan Chicago band'ı, en duygusal ve compositionally zengin albümüyle geri döndü. Bu tür enstrümental zenginliği ve duygusal derinliği bir arada sunabilen projeler Türkiye'de de meraklıları olsa da, uluslararası standartlarda bu seviyeyi tutturmak hep zor olmuştur. Ama işte, bu tür yapımlar takip ettiğinizde Türk müzik sahnesiyle karşılaştırma yapma fırsatı doğuyor.
Hip-hop tarafından bakacak olursak, bu hafta oldukça çeşitli projeler karşımıza çıkıyor. Mavi, Jessie J, Crimeapple ve Pink Siifu gibi sanatçılardan yeni albümler geliyor. Her biri farklı bir stil ve mesaj taşıyor. Crimeapple'ın "paranoid, insular, largely self-produced" (biraz içine kapanık, kendisi yapan) yaklaşımı, 1994'teki East Coast G-funk klasiğini hatırlatıyor. Blut Aus Nord ise—label açıklamasına göre—"John Carpenter'ın The Thing filminde bir bant müzik yapmaya çalışıyor gibi" görünüyor. Korku ve müzik sentezi, ilginç değil mi?
Türkiye'deki dinleyiciler için söyleyelim: hip-hop ve alternatif sahnede bu tür deneysel yapımlar Playtusu.com ve benzeri platformlarda sık sık tartışılıyor. Mavi gibi sanatçılar, underground hip-hop'ın öncü isimlerinden biri. Eğer siz de "ana akım dışında, omuza basmayan ama ciddiyeti olan müzik" arıyorsanız, bu tür albümler sizin için yapılmış sanki.
Baby Keem, Hen Ogledd ve Hilary Duff da bu haftanın diğer öne çıkan isimler. Nathan Fake'in yeni plağı ise ilginç bir tanımlama almış: "daytime album" (gündüz albümü). Yani afterparty albümü değil, sabahtan başlayıp akşama kadar dinleyebileceğiniz, sizi ayılta ayılta götüren bir proje. İşte böyle tanımlamalar, bir albümün ruhunu açıklamakta çok etkilidir.
Sonuç olarak, müzik dünyası hiç durmadan yeni projeler ortaya koyuyor. Siz de bu hafta en azından bir iki albüme kulak verirseniz, müzik konuşmalarında "ben bunu dinledim" diyebilecek duruma gelirsiniz. Pitchfork'un "Best New Music" arşivine göz atıp, 2003'ten beri neyin iyi kabul edildiğini anlamak da kötü bir fikir değil. Çünkü müzik, en sonunda, sizin kulağınızın neyi sevdiğinde karar kılıyor.